21 Nisan 2009 Salı

baharı bekleyen kumrular gibiiii:))

Donuyorummm....iş yerinin en soğuk odası benim sanırım...önüm deniz arkam göl...kuzey rüzgarının hakim olduğu hep esen bir cephe.Yabani erik ağaçları,rengarenk ortancalar ve sardunyalar ,hatta hala çiçeği üstünde ve mis gibi kokan portakal ağacı...Bunların hepsi bahar için yeterli bence ama hala donuyorum ...Tabi kansızlığımın etkisi büyük bu durumda ama aşksızlığı da es geçmemek lazım:)))Eh yaşımızı başımızı almışız,nerdeyse kırkına yaklaşmışız,evlilikler olmuş on beş yıllık...insanın kanını hareketlendirecek ne var???Birbirinin tıpatıp aynısı geçen günler,can sıkıcı yada sevindirici de olsa aynı cümlelerle yaşanan birbirinin aynısı anlar...

Benimle aynı yaşlardaki arkadaşlarımla geçen gece msn da sohbet ederken ortaya çıktı bu sorun ...hepimiz eşlerimizden memnunuz ,hepimiz severek flört ederek evlendik....ama şimdi hepimizin en çok özlediği şey aşk...aşık olan ve aşık olunan kişi olmak...insan mutlu ve keyifli şeyleri yaşarken bu anların kıymetini daha sonra anlarım diye kısa bir an da olsa düşünebiliyor.....Sağlıklı olduğumuz için,para kazandığımız için,ailemizde bir sorun olmadığı için şükredebiliyoruz...ama aşk öyle hızlı ve şiddetli yaşanan bir duygu ki kimsenin aklına aşk için şükretmenin geldiğini sanmıyorum...yirmili yaşların başındayken şunu düşünürdüm;yaşlanınca bu kadar iyi bir vücuda sahip olabilecekmiyim,böyle saçlarım,böyle bir cildim olacakmı ,böyle hareketli olabilecekmiyim...vs...vs...bunları kaybetmek hep korkuttu beni...ama hiç aklıma gelmedi orta yaşlarımda aşkı özleyebileceğim...o zamanlar beklenmedik anda karşıma çıkıveren,plansızca yaşanan,ayaklarımı yerden kesen,dizlerimi titreten bu duyguyu daha sonra bukadar özleyeceğimi bilemezdim

Bu yazıyı okuyan bir çok kadının aynı şeyleri hissettiğine eminim....aşklarımızı ellerimizin arasından usulca ve sinsice çalan okadar çok etken varki hayatlarımızda...yoğun çalışma temposu,trafik stresi,şehir yaşamı,maddi sıkıntılar,internet bağımlılığı,insanları ayrı dünyalara iten binlerce şey...... anlamıyoruz sevdiklerimiz ve aşklarımız nasıl olmuşta kayıp gitmiş avuçlarımızdan.

Pek bi duygusalım bu gün ama sebebini biliyorum....çünkü sırtım üşüyor ....aşkla ilgili hep aynı resim gözümün önünde....kollarını kavuşturmuş camdan dışarıyı izleyen bir kadın ve onu sevgiyle izleyerek ona yaşlaşıp sımsıkı sarılan bir erkek...yalnız ve üşüyen sırtına göğsünü dağ gibi yaslayıp ,onu dünya üzerindeki tüm kötülüklerden koruyacak bir aşk,sadakat ve güvenle sarıp sarmalayan bir adam.....
?????????????????????????????????????

1 yorum:

meltem dedi ki...

puuuuuuu allah canını almasın senin
hüngür şakır salya sümük ....
ben gidiimde bi kadeh viski içim sabah sabah ana viski de yok rakı içim bari:(